19 Kasım 2009 Perşembe

...

Aslında bundan önce bir post girmiş ve canımın çok sıkkın olduğunu söyleyerek sizden birkaç gün izin istemiştin. Evet canım hala sıkkın, çok da üzgünüm, sürekli gözlerim doluyor ama ben bu bloğu niye açtım ki? Bana dair iyi-kötü ne varsa paylaşmak için. "Eee, öyleyse!" dedim ve o postu sildim.

Niye mi üzgünüm? Hani bazı insanlar vardır hayatınızda, nasıl olduysa bir anda giriverirler yaşamınıza, hep varmış gibi. Hiç yadırgamazsınız onları ve alıp basarsınız bağrınıza. Siz oluverirler birden, siz de O. Sizi görenler hemen O'nu da sorarlar, O'nun yanında değilseniz sizi merak ederler. İşte öyle biri var benim de hayatımda. Dost mu desem, kardeş mi, aile mi... Bunların hepsi birden işte... Aslında daha da fazlası... Yedi koca yıl, hiç ayrılmadan, hiç darılmadan, tartışsak da hiç kin tutmadan bölüştük biz hayatlarımızı. Beraber güldük, beraber ağladık. Benim acım o'nun içini yaktı, O'nun sevinci bana dünyaları verdi.
Sonra biz büyüdük. Büyüdükçe çoğalttık birbirimizi. Bir gün ben bir güzel gözlüye aşık oldum, çok sevdim. Gözlerim parlayarak, ilk O'na söyledim aşık olduğumu, sevdiğimi, sevildiğimi. Gözleri parlayarak, sardı beni kollarıyla. Ben ve güzel gözlüm "Biz" olurken yine O vardı yanımızda. Sonra birgün O geldi ve "Aşık oldum" dedi, "Hem de deli gibi". Sıra bendeydi ve sardım O'nu kollarımla. Onlar "biz" olurken yanıbaşlarındaydım, tuttum sıkı sıkı ellerini.
İşte böyle bir dostluk bizimkisi. O benim "balam", ben O'un "kuzusu". Biz bırakın ayrı şehirlerde yaşamayı, ayrı semtlerde, apartmanlarda bile oturmayı düşünemezken, komşu olmuşken, şimdi O kilometrelerce uzakta, başka bir ülkede sevdiceğiyle beraber. Biliyorum çok mutlu ama benden uzak işte. İstediğim an kapısına dayanıp "çay koy banaaa!" diye nazlanamayacağım. Sabahları "kahvaltı hazırrr" diyen sesiyle uyanamayacağım... İşte bu yakıyor içimi.
Dün gece yolladım uzaklara balamı. Öncesinde çok hazırlamıştım kendimi aslında ama kandırmışım kendimi sadece, hazır değilmişim oysa. Arabayla giderken havaalanına, dayanamadım daha fazla. O sırasını beklerken gişede sıkı sıkı tuttu sevdiğinin elinden, bana baktı yalvaran gözlerle "Ne olur, ağlama daha fazla!" der gibi. Ben daha bir sıkı sarıldım sevdiğim erkeğe, hıçkırıklarımı tutmaya çalışırken içimde. Gönderirken O'nu uzaklara kocaman kucakladım, "Kendine iyi bak!" diyebildim sadece kulağına fısıltıyla.
Oysa bugün benim doğumgünümdü ama O'nun dün gitmesi lazımdı. İşte bundan sıkkınlığım. Biliyorum ki O çok mutlu şu an. Uzaklık bize vız gelir ama işte elimde değil... Alışacağım, ama O'nun yokluğuna değil, sadece uzaklığa alışacağım.
Biliyorum okuyacaksın bunları. Canım dostum, ablam, balam... Dün diyemedim sana içimden geçen herşeyi, engel oldu boğazıma düğümlenen hasretlik. Kendine çok iyi bak oralarda, mutlu ama çok mutlu ol.
Benden kurtuluşun yok nasılsa. Ben hep senin "nazlı kuzun", sen de benim "ayyem" olacaksın :)

7 yorum:

uyuz cadı dedi ki...

bi önceki postunu readerdan gördüm tıkladım soracaktım neyin var diye baktım yok...
iyi ki de yazmışsın, hem ileride hatırlarsın blog bunun için de çok güzel bi olay zaten.
çok üzülmen normal tabi, ama mesela benim de en yakın arkadaşım izmir'de oturuyo. çocukluğumdan beri orada hem de. ama biz yine de hergün birlikteyiz sanki, halbuki yılda bir, belki iki kere görüşebilirsek kendimizi şanslı sayıyoruz ama gtalk, kamera, telefon, mail hatta mektuplar varken inan bi süre sonra alışacaksın...
zor tabi, bağınız kopmayacak ya nasılsa, bu kadar özel birine sahip olduğun için şanslı hisset kendini. ve benden tavsiye mutlaka mektuplaşın, bizim yüzlerce var o kadar güzel ki. posta kutusuna heyecanla bakıyosun defalarca okuyosun. halbuki hergün konuşuyoruz zaten biraz da komik ama :) yine de çok güzeller.. mutlaka mektup yazın birbirinize...

pofiş dedi ki...

çok duygulandım...bende biricik dostumdan sırdaşımdan kardeşim yerine koyduum canımdan uzaktayım 1-2 ay oldu ama çoközlüyoruz birbirmizi...eskiden olsa benim burnum akınca gelirdi şimdi istediğimz an yanyana olamıyoruz çok kötü ...nolcak böle onu da bilmiorum:(neysee kolay bulunmuyo böle güzel dostluklar....

Crafty Engineer dedi ki...

Sevgili Lale,
Tekrar teşekkür ederim. Hem desteğin hem de içtenliğin için. Ben seni uzun zamandır tanıyordum, sen de iyi ki buldun beni...

Sevgili pofiş,
Benim gibi dost özlemi çeken biri daha olduğunu gösterdin ben buradayım diyerek. Canı gönülden teşekkürler. Dostluklar kolay bulunmuyor, daha da sıkı sarılacağız onlara ve uzak da olsak alışacağız bir şekilde.

Ayşe Şakarcan dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın güzel dostluğunu. Üzülme mesafeler böyle güçlü bağları ancak daha da güçlendirir...

içimdeki yolculuk (funda) dedi ki...

böyle dostluklar ender bulunur.ve herkesin hayatında buna benzer bi dostu vardır.başlarda zor geliyor alışamaıyorsun alışmış olduğun alışkanlıklardan vazgeçmek. hatta unutuyorsunda kahvaltıya onun içinde bardak koyuyorsun yada kapısında buluyorsun kendini..zamanla alışıyorsun yokluguna onsuzluğa..sevginiz dostlugunuz hep baki kalsın.

kupia papalina dedi ki...

Üzülme..Emin ol alışacaksın..Onsuzluğa değil sadece onsuz zamanlara..ama o zmanlardada aklında biriktireceksin özlediğin şeyleri ve bir bakmışsın zaman geçmiş ve yanında
birbir uygulayacaksınız bu sefer hasretlerinizi..Hiç ayrılmamış gibi..

Crafty Engineer dedi ki...

Sevgili Ayşe,Funda ve kupia papalina,
Verdiğiniz destek için yürekten teşekkür ederim. Birbirimizi hiç görmemiş bile olsak böylesine içten dileklerde bulunmanız beni çok mutlu etti. İyi ki varsınız diyorum :)
İlk şoku atlatınca, şimdi daha iyi hissediyorum. Bundan sonra daha da iyi olacağım ;)
Hepinizi öpüyorum...

Related Posts with Thumbnails