Bu aralar akademik hayatımı çok farklı yerlere taşıyabilecek işlerle uğraşıyorum. Hem çok heyecanlı hem de oldukça stresli. Geçmem gereken 2 sınav var: İlkini dün halletim, ikincisi ve en önemlisi ise pazartesi günü. Bu mülakat için Ankara'ya gideceğim.
Herşey belli olduktan sonra sizlerle detayları paylaşacağım. Bu haftasonum ders çalışarak geçecek :( Hava da aksine çok güzel, ama tembellik yapacak zamanım yok!!
Sizlerin desteklerine ve dualarınıza oldukça ihtiyacım var. Belki güçlerimizi birleştirir, evrene iyi enerjilerinizi ve güzel dileklerinizi yollarsanız, bu engellerden kolayca geçerim, ha ne dersiniz ;)
Hepinize bol güneşli, güzel haftasonları XO
16 Nisan 2010 Cuma
10 Nisan 2010 Cumartesi
7 Nisan 2010 Çarşamba
Filmler, filmler...
Dün akşam aslında ders çalışmaya niyetlenmişken birden sevdicekle kendimizi arka arkaya 2 film izlerken bulduk :) Öğrenci psikolojisi bu olsa gerek :P
Neyse ki tercihlerimiz oldukça isabetli olmuş, ikisinden de büyük keyif aldık. İzlemek isteyenlere tavsiye edilir.
İlki Shutter Island -bizdeki ismiyle Zindan Adası-. Bu filmden çok şey beklemiyordum izlemeye başladığımda ama filmin sonunda "vayyy be" dedirtti bana. Kurgu çok iyi, son ana kadar "Acaba???" dedirtiyor. İzlemeyn varsa en kısa zamanda izlemeli.
Aslında ikinci film tercihimizi bir vampir sever olarak benim yaptığım baskılar nedeniyle Vampir İmparatorluğundan yana kullanacaktık ama teknik nedenler yüzünden başka bir seçim yapmak zorunda kaldık. Film arşivinde bulduğumuz, başrolunde Gerard Butler'ı görünce Butterfly on A Wheel'i izleyelim dedik. İyi ki de demişiz, uğraşsak arka arkaya bu kadar kurgusuyla izleyeni merakta bırakan finalde de şaşırtan iki filmi bulamazdık.
Neyse ki tercihlerimiz oldukça isabetli olmuş, ikisinden de büyük keyif aldık. İzlemek isteyenlere tavsiye edilir.
İlki Shutter Island -bizdeki ismiyle Zindan Adası-. Bu filmden çok şey beklemiyordum izlemeye başladığımda ama filmin sonunda "vayyy be" dedirtti bana. Kurgu çok iyi, son ana kadar "Acaba???" dedirtiyor. İzlemeyn varsa en kısa zamanda izlemeli.
Aslında ikinci film tercihimizi bir vampir sever olarak benim yaptığım baskılar nedeniyle Vampir İmparatorluğundan yana kullanacaktık ama teknik nedenler yüzünden başka bir seçim yapmak zorunda kaldık. Film arşivinde bulduğumuz, başrolunde Gerard Butler'ı görünce Butterfly on A Wheel'i izleyelim dedik. İyi ki de demişiz, uğraşsak arka arkaya bu kadar kurgusuyla izleyeni merakta bırakan finalde de şaşırtan iki filmi bulamazdık.
Bu arada uzun süredir blog temasını değiştirip kendim bir tema yapmak istiyordum ama vakitsizlikten fırsat bulamadım. Eeee ne demişler terzi kendi söküğünü dikemezmiş :) Hazır tema kullanmak da canımı sıkmaya başlamıştı. Boş bir anımda en azından şu header ı değiştireyim dedim ve çabucak bişeyler yaptım. İleride belki değiştirir, daha özenli, üzerinde uğraşılmış birşeyler yaparım ama, şimdilik en azından bana özgü bir headır ım oldu. Şu an tema ayarlarını bitirmedim -daha doğrusu başlamadım bile :( - Blogdaki inşaat görünümü için hepinizden özür dilerim ;)
Güzel bir çarşamba geçirin XO
29 Mart 2010 Pazartesi
Bu aralar...
Ben bu aralar bir sürü şey yaptım:
Eski kotumu paralamak suretiyle kendisinden etek yaptım :)
En kısa sürede üzerimdeki halini de fotoğraflamaya çalışacağım.
Almanya'daki canım dostlarıma almanca kursuna giderken kullansınlar diye kalemlik diktim :P
Ayrıca kapaklı bir etek de dikip yolladım ama onun fotosu telefonumda olduğu ve telefonumun aktarım kablosunu evde unuttuğum için onu da sonra göstereceğim.
Sevdiceğin yaptığı nefis balıkları mideye indirdim :D
Bol bol dikiş makinesiyle oynadım...
Boyalara bulandım :)
Daha bir sürü şey yaptım ama fotoları yok. Yakında yeni icraatlarımı da sunacağım, beni izlemeye devam edin :) (Gidelim şımarık Crafty :P )
Eski kotumu paralamak suretiyle kendisinden etek yaptım :)
En kısa sürede üzerimdeki halini de fotoğraflamaya çalışacağım.
Almanya'daki canım dostlarıma almanca kursuna giderken kullansınlar diye kalemlik diktim :P
Ayrıca kapaklı bir etek de dikip yolladım ama onun fotosu telefonumda olduğu ve telefonumun aktarım kablosunu evde unuttuğum için onu da sonra göstereceğim.
Sevdiceğin yaptığı nefis balıkları mideye indirdim :D
Bol bol dikiş makinesiyle oynadım...
Boyalara bulandım :)
Daha bir sürü şey yaptım ama fotoları yok. Yakında yeni icraatlarımı da sunacağım, beni izlemeye devam edin :) (Gidelim şımarık Crafty :P )
zaman:
3/29/2010
Okulumuza Tuvalet Kampanyası ve Yılmaz Erdoğan'a Acil Çağrı !
Çoğu zaman doğu ve güneydoğudaki okullardaki miniklere eğitim verecek öğretmen bulunamaması haberlerini ne yazık ki kanıksamışken, bir okulda tuvalet bulunmaması en sabırlı insanı bile çileden çıkaracak bir haber. Maalesef bu da ülkemizde eğitime ve eğitim kurumlarına ne kadar büyük (!) bir önem verildiğini göstermekte.
Erzurum Karayazı ilçesinin 8 km uzağındaki Karaağıl köyündeki Karaağıl İlköğretim Okulu'nda ve Hakkari'de de 68 köy okulunda da tuvalet yokmuş! Ülkemizin 2010'da geldiği nokta işte budur!
Sevgili Lale'nin ve Stil Direktörü'nün de bloglarında bahsettiği gibi çok anlamlı bir kampanya var. Sorumluların vazifelerini yerine getirmek yerine, bol keseden atıp tutmalarını izlemek istemeyenler, çorbada bizim de tuzumuz olsun diyenler kampanyayı destekleyerek, bu ülkenin en büyük ayıplarından birini bir parça da olsa düzeltmiş olurlar.
Eda'nın haberinden sonra Hakkari'deki okullar için Hakkari'li sanatçı Yılmaz Erdoğan'na kampanyayı desteklemesi için çağrı yapmak ve sesimizi duyurmak adına gelen yorumu aynen alıntılıyorum:
Stil Direktörünün şu ve şu yazılarında konuyla ilgili detaylı bilgi bulabilirsiniz.
Sizler de bloglarınızda duyurursanız bu anlamlı kampanyaya destek vermiş olursunuz.
Erzurum Karayazı ilçesinin 8 km uzağındaki Karaağıl köyündeki Karaağıl İlköğretim Okulu'nda ve Hakkari'de de 68 köy okulunda da tuvalet yokmuş! Ülkemizin 2010'da geldiği nokta işte budur!
Sevgili Lale'nin ve Stil Direktörü'nün de bloglarında bahsettiği gibi çok anlamlı bir kampanya var. Sorumluların vazifelerini yerine getirmek yerine, bol keseden atıp tutmalarını izlemek istemeyenler, çorbada bizim de tuzumuz olsun diyenler kampanyayı destekleyerek, bu ülkenin en büyük ayıplarından birini bir parça da olsa düzeltmiş olurlar.
Eda'nın haberinden sonra Hakkari'deki okullar için Hakkari'li sanatçı Yılmaz Erdoğan'na kampanyayı desteklemesi için çağrı yapmak ve sesimizi duyurmak adına gelen yorumu aynen alıntılıyorum:
"Arkadaşlar,
Elinize ve yüreğinize sağlık.
Duygu ve düşünceleriniz ile yanlız olmadığımızı hissettirdiniz bize.
İyi siz ve sizin gibiler var.
Bu sorun hepimizin ortak sorunu!
Sizde çözüme katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim.
Bir bilgi daha size vermek isterim.
HAKKARİ'DE 68 KÖY OKULUN TUVALETİ YOK !
Hakkari'de, tuvaleti bulunmayan okullardan biri de Şemdinli ilçesindeki Beyyurdu Köyü İlköğretim Okulu...
İlçe merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta 2 derslikli 66 öğrencisi bulunan Beyyurdu Köyü İlköğretim Okulunda tuvalet bulunmaması nedeniyle öğrenciler, teneffüslerde evlerine giderek ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalıyor.
Öğretmenler: Hakkı ve Ramazan Bey : 0534 686 71 15
Hakkai'de bu okullar için Hakkari'li Sn. Yılmaz ERDOĞAN ile iletişime geçip burda ki okulların başta tuvalet ve diğer eksikliklerini gidermeye çalışacağız. Maalesef büyük insanlarla iletişim kurmak çok zor ! Araya yüksek tepeler çıkıyor.
İnternetin gücünü kullanarak ve sizler blog sitelerinizde "Yılmaz ERDOĞAN'a Acil Çağrı" konulu konu açarsanız seviniriz.
Ayrıca sizlerin çaba ve gayreti ile Erzurum'da ki tuvalet eksikliğinin giderilmesi ile ilgili çabamız hala sürmektedir.
Yapılan bu çalışmaların başarıya ulaşması sizlerin eseri olacaktır.
Saygılarımla,
Mahmut ŞANLIER
0543 427 96 00
"
Sizler de bloglarınızda duyurursanız bu anlamlı kampanyaya destek vermiş olursunuz.
zaman:
3/29/2010
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





